🎨

Fikri Mülkiyet ve Moda Hukuku Bülteni

Sayı 1 · 20 Haziran 2026

Fikri Mülkiyet Hukukun da bu hafta

📰 Bu Sayıda

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), 2026 yılında geçerli olacak kapsamlı ücret tarifelerini kamuoyuyla paylaştı; buna göre tek sınıflı marka başvuru ücreti 2.820 TL, marka tescil ücreti 7.010 TL ve marka karara itiraz ücreti ise 2.720 TL olarak belirlendi. Çok sınıflı başvurular, Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası işlemler ile coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarına yönelik itiraz ücretleri de revize edilerek güncellendi. Söz konusu tarife değişiklikleri, 2026 yılı başından itibaren tüm başvuru, tescil, itiraz ve yeniden inceleme süreçlerinde uygulamaya girecektir.

Neden Önemli?

Yüksek enflasyon ortamında gerçekleştirilen bu ücret güncellemeleri, marka tescil ve itiraz maliyetlerinin reel seyrini doğrudan etkilemekte; sınai mülkiyet alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların bütçe planlamasını şekillendirmektedir. Özellikle çok sayıda marka portföyü yöneten işletmeler ve hukuk büroları açısından maliyet artışının kümülatif etkisi önem taşımaktadır.

TÜRKPATENT, 24 Ekim 2025 itibarıyla marka başvuru sahiplerine yönelik tescil bildirimlerini otomatik sisteme geçirerek 27.436 bildirimi otomasyon aracılığıyla tamamladı. 2025 Faaliyet Raporu'na göre bu gelişme, kurumun dijital dönüşüm sürecinin önemli bir adımını oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra marka iptal taleplerine ilişkin ek süre tanınması ve delil sunma gibi yeni çevrim içi işlem adımları da EPATS sistemine entegre edilmiştir.

Neden Önemli?

Tescil bildirimlerinin otomasyona alınması, marka vekillerinin ve hak sahiplerinin süreç takibini doğrudan etkileyerek bildirim alma zamanlaması ve şeklini değiştirmektedir. EPATS sistemine eklenen yeni çevrim içi adımlar, marka iptal davalarında delil sunma ve süre yönetimi açısından prosedürel değişikliklere yol açmaktadır.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) verilerine göre, Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) kapsamında 2025 yılında yapılan uluslararası patent başvuruları bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,7 artışla 275.900 adede ulaştı. Bu artışın itici güçleri arasında dijital iletişim ve yarı iletken teknoloji alanları ön plana çıkarken, söz konusu büyüme ekonomik zorluklara rağmen küresel inovasyon faaliyetlerinin sürdüğünü ortaya koymaktadır. WIPO raporu aynı zamanda teknoloji alanlarına ve öncü başvuru yapan ülkelere göre ayrıntılı bir dağılım da sunmaktadır.

Neden Önemli?

Türk şirketleri ve araştırma kurumlarının uluslararası patent stratejilerini geliştirmeleri açısından PCT istatistikleri kritik bir referans noktası oluşturmaktadır. Dijital iletişim ve yarı iletken alanlarındaki büyüme, Türkiye'deki fikri mülkiyet hukuku uzmanlarına yeni danışmanlık fırsatları sunmaktadır.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi, 2025 yılında fikri mülkiyet, inovasyon ve teknoloji alanında toplam 1.461 uyuşmazlığı yönetmiş olup bu rakam 2024 yılına kıyasla %70 oranında bir artışa işaret etmektedir. WIPO'nun fikri mülkiyet ve telif hakkı ofisleriyle yürüttüğü ortak yönetim programının kullanımı yıllık bazda %87 artarken, WIPO Arabuluculuk ve Tahkim Kuralları kapsamındaki davalar %42 oranında büyümüştür. Bu veriler, uluslararası fikri mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümünde alternatif uyuşmazlık çözüm (AUÇ) mekanizmalarına olan bağımlılığın hızla arttığını açıkça ortaya koymaktadır.

Neden Önemli?

Türk şirketleri ve hukuk profesyonelleri için WIPO AUÇ mekanizmalarının uluslararası arenada giderek daha belirleyici bir rol üstlenmesi, özellikle sınır ötesi fikri mülkiyet ve teknoloji uyuşmazlıklarında bu platformları tercih etmenin stratejik önemini artırmaktadır. Türkiye'nin WIPO üyesi olması ve Türk işletmelerinin küresel piyasalarda varlığını genişletmesi, bu gelişmeyi doğrudan ilgili kılmaktadır.

ABD Telif Hakkı Ofisi, 2025 yılı boyunca yayımladığı kapsamlı rapor serisinde (ikinci bölüm Ocak 2025, üçüncü bölüm Mayıs 2025) yapay zeka tarafından üretilen eserlerin telif hakkı korumasından yararlanamayacağını kategorik biçimde ortaya koymuştur. Belirleyici ölçüt, insan katkısının salt bir komut (prompt) girişinin ötesine geçerek telif hukuku anlamında 'eser sahipliği' düzeyine ulaşması, yani ifade unsurlarının yeterli nitelik ve nicelikte insan tarafından seçilmesi ya da düzenlenmesi olarak tanımlanmıştır. Tamamen yapay zeka kaynaklı çıktılar mevcut ABD hukuku çerçevesinde koruma dışında tutulmakta; bu durum yapay zeka araçlarını kullanan bireyler ve kurumlar açısından ciddi bir hukuki belirsizlik ortamı doğurmaktadır.

Neden Önemli?

Bu düzenleme, yapay zeka destekli içerik üretiminin hızla yaygınlaştığı bir dönemde telif hakkı sahipliğinin sınırlarını idari rehber niteliğinde belirlemekte ve küresel ölçekte benzer hukuki tartışmalara öncülük etmektedir. ABD'nin bu yaklaşımı, diğer ülkelerin yapay zeka-telif hakkı politikalarını şekillendirmede referans nokta işlevi görmesi nedeniyle uluslararası hukuk camiası açısından da kritik önem taşımaktadır.

💼 Uygulayıcı İçin Çıkarımlar

Marka ve sınai mülkiyet alanında çalışan avukatların, 2026 yılına ait başvuru, tescil ve itiraz süreçleri için müvekkil sözleşmelerindeki vekâlet ücretleri ile maliyet tahminlerini güncel tarifeye göre yeniden hesaplaması gerekmektedir. Özellikle çok sınıflı başvuru stratejileri ve itiraz süreçlerini içeren dosyalarda revize edilmiş tutarların bütçelere yansıtılması kritik önem taşımaktadır.
Marka vekilleri ve fikri mülkiyet avukatları, tescil bildirimlerini artık otomatik sistem üzerinden takip etmeli ve EPATS platformundaki yeni işlem adımlarına (ek süre talebi, delil yükleme) ilişkin iş akışlarını güncellemeli, müvekkillerini bu değişiklikler hakkında bilgilendirmelidir.
Fikri mülkiyet alanında çalışan avukatlar, müvekkillerini PCT başvuru süreçleri ve yükselen teknoloji alanlarındaki patent hakları konusunda proaktif biçimde bilgilendirmeli; özellikle dijital iletişim ve yarı iletken sektörlerinde faaliyet gösteren müvekkillerin uluslararası koruma stratejilerini gözden geçirmeleri tavsiye edilmektedir.
Fikri mülkiyet, teknoloji transferi veya inovasyon sözleşmeleri hazırlayan avukatlar, uyuşmazlık çözüm maddelerinde WIPO tahkim ve arabuluculuk kurallarına atıf yapmayı ve müvekkillerini bu mekanizmaların artan etkinliği konusunda bilgilendirmeyi değerlendirmelidir. WIPO ortak yönetim programından yararlanmak, özellikle telif hakkı yoğun sektörlerde maliyet ve süre avantajı sağlayabilir.
Yapay zeka araçlarını kullanan müvekkillere danışmanlık yapan avukatlar, telif hakkı korumasının doğabilmesi için insan yaratıcı müdahalesinin somut ve belgelenebilir olması gerektiğini vurgulamalı; yalnızca prompt girişine dayanan üretimlerin koruma kapsamı dışında kaldığını açıkça bildirmelidir. Yapay zeka destekli içerik üretim süreçlerinde insan katkısının nitelik ve niceliğini kayıt altına alan iş akışları oluşturulması, olası uyuşmazlıklarda ispat yükü bakımından belirleyici bir avantaj sağlayacaktır.