→Uluslararası patent portföyü yöneten avukatlar, Avustralya mahkemelerinin estoppel uygulamalarındaki güncel içtihat değişikliklerini takip ederek çok yargı alanlı dava stratejilerini buna göre şekillendirmelidir. IPKat haftalık özetleri, fikri mülkiyet alanındaki uluslararası gelişmeleri düzenli olarak izlemek için güvenilir bir kaynak olarak kullanılabilir.
→Marka vekilleri ve fikri mülkiyet avukatları, tanımlayıcı unsurlar içeren bileşik marka başvurularında yalnızca bir unsurun kullanım yoluyla tanınmışlığına dayanmak yerine işaretin bütününe ilişkin ayırt edicilik kanıtları sunmalıdır. Başvuru stratejisi oluşturulurken her unsurun tek tek ve bir arada değerlendirilmesi kritik önem taşımaktadır.
→Bilgisayar destekli buluşlar üzerine Avrupa'da patent başvurusu hazırlayan veya mevcut patentleri savunan avukat ve patent vekillerinin Abbott kararındaki kriterleri inceleyerek itiraz ve talep stratejilerini bu ilkeler doğrultusunda güncellemeleri tavsiye edilir. Özellikle tıbbi cihaz ve diyabet yönetim teknolojileri alanındaki müvekkillere yönelik FTO (Freedom to Operate) analizlerinde bu içtihat dikkate alınmalıdır.
→Avrupa patent davalarını takip eden avukatlar, Merz v Viatris kararını inceleyerek UPC ihtiyati tedbir başvurularında 'yakın tecavüz' olgusunu ispat için hangi delil ve argümanların mahkemece yeterli görüldüğünü analiz etmeli ve müvekkillerini bu gelişen standartlara göre konumlandırmalıdır. Özellikle jenerik ilaç veya rakip ürün lansmanı öncesinde ihtiyati tedbir stratejisi hazırlayan ekipler bu içtihadı referans almalıdır.
→Fikri mülkiyet alanında uzmanlaşmak isteyen veya mevcut bilgilerini uluslararası standartlarla güncellemek isteyen Türk avukat ve hukukçular, IPKat indiriminden yararlanarak programa kayıt yaptırmayı değerlendirmelidir. Kayıt sürecinin başlamış olması nedeniyle kontenjan dolmadan başvuru yapılması tavsiye edilir.
→Fikri mülkiyet alanında çalışan avukatların IPKat haftalık derlemelerini düzenli olarak takip ederek Avrupa fikri mülkiyet hukukundaki güncel gelişmeleri yakından izlemesi önerilir. Bu tür düzenli takip, özellikle marka, patent ve telif hakkı davalarında AB içtihadının yerel uygulamaya yansımalarını değerlendirmede faydalı olacaktır.