⚖️

Tahkim Bülteni

Sayı 1 · 20 Haziran 2026

Tahkim de bu hafta

📰 Bu Sayıda

UNCITRAL tahkim mahkemesi, ABD'li bir rüzgar enerjisi yatırımcısının Kanada aleyhine açtığı 238 milyon ABD Doları tutarındaki eski NAFTA sözleşmesine dayalı talebini reddetmiştir. Mahkeme, söz konusu anlaşmazlıkta ileri sürülen antlaşma ihlallerinin, davacının daha önce aynı devlet aleyhine kazandığı tahkim kararıyla zaten kapsanmış olduğunu tespit etmiştir. Bu karar, aynı uyuşmazlık zemininde birden fazla tahkim talebi açılmasının hukuki sınırlarını belirlemesi bakımından önem taşımaktadır.

Neden Önemli?

Bu karar, uluslararası yatırım tahkiminde 'res judicata' ve mükerrer talep yasağı ilkelerinin uygulanması açısından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır. Özellikle çok taraflı yatırım anlaşmaları kapsamında birden fazla dava açmayı değerlendiren yatırımcılar ve hukuk danışmanları için kritik bir referans noktası oluşturmaktadır.

İflas etmiş bir Hint eğitim teknolojisi (EdTech) girişiminin kurucusu, Singapur mahkemesinin Katar egemen varlık fonu lehine verilen 235 milyon ABD doları tutarındaki SIAC tahkim kararına yönelik itirazını reddetmesinin ardından çeşitli temyiz yollarına başvurmuştur. Singapur mahkemesi, söz konusu tahkim kararının iptaline ilişkin itirazı reddetmenin yanı sıra girişimcinin mahkeme kararlarına aykırı davranması nedeniyle temerrüt (contempt of court) kararı da vermiştir. Girişimci, bu iki olumsuz kararı da temyiz merciine taşıyarak hukuki mücadelesini sürdürmektedir.

Neden Önemli?

Bu dava, SIAC (Singapur Uluslararası Tahkim Merkezi) kararlarının Singapur mahkemelerinde iptalinin ne denli güç olduğunu ve egemen varlık fonlarının uluslararası tahkim yoluyla yatırımlarını nasıl koruyabileceğini somut biçimde ortaya koymaktadır. Türk hukuk profesyonelleri açısından, benzer yapıdaki yatırım anlaşmazlıklarında Singapur tahkimini tercih eden müvekkillere yönelik risk değerlendirmesi yapılması bakımından önemli bir emsal teşkil etmektedir.

Daimi Tahkim Mahkemesi bünyesindeki bir tribunal, Ukrayna'nın Kırım çevresindeki deniz hakları konusunda Rusya'ya yönelttiği taleplerin büyük bölümünü reddetmiştir. Tribunal, Rusya'nın çevresel yükümlülüklerini ihlal ettiğini tespit etmiş; ancak bu ihlale karşın herhangi bir tazminata hükmetmemiştir. Karar, devlet sorumluluğu, deniz çevre hukuku ve uluslararası tahkim yargı yetkisi bakımından kritik tespitler içermektedir.

Neden Önemli?

Bu karar, işgal altındaki deniz alanlarında uluslararası tahkim yoluyla hak aranmasının sınırlarını ortaya koyması ve UNCLOS kapsamındaki çevresel yükümlülüklerin ihlali halinde tazminat koşullarını tartışmaya açması nedeniyle uluslararası tahkim ve deniz hukuku alanında çalışan Türk hukuk profesyonelleri için önemli bir emsal niteliği taşımaktadır. Türkiye'nin Karadeniz'deki deniz yetki alanı uyuşmazlıkları göz önüne alındığında konu ayrıca stratejik bir öneme sahiptir.

ABD Temyiz Mahkemesi, Barbadoslu bir petrol şirketinin Venezuela aleyhine elde ettiği 108 milyon dolarlık yatırım antlaşması tahkim ödülünün tanınmasını oyçokluğuyla onamıştır. Venezuela, söz konusu kararın icraya konulmasının ABD'nin Juan Guaidó liderliğindeki sürgündeki hükümeti tanımasıyla çelişeceğini öne sürerek icraya itiraz etmiştir. Mahkeme bu argümanı reddederek tahkim kararının tanınması önündeki siyasi engeli kaldırmış ve yatırımcı lehine icra sürecinin önünü açmıştır.

Neden Önemli?

Bu karar, devlet egemenliği ve hükümet tanıma gerekçesiyle tahkim kararlarının icrasına itiraz edilmesini zorlaştırması bakımından uluslararası yatırım tahkimi alanında emsal niteliği taşımaktadır. Venezuela varlıklarına yönelik icra taleplerini takip eden ya da benzer egemenlik savunmalarıyla karşılaşan Türk hukuk profesyonelleri açısından kritik bir referans kaynak oluşturmaktadır.

Bir İspanyol konsorsiyumu, Baltık devletlerini Avrupa'nın geri kalanına bağlamayı hedefleyen büyük çaplı bir demiryolu projesi kapsamında Letonya, Estonya ve Litvanya'nın ortaklaşa sahip olduğu bir iş ortaklığına (joint venture) karşı Uluslararası Ticaret Odası (ICC) nezdinde tahkim talebi başlattı. Söz konusu proje, Baltık ülkelerini AB demiryolu ağına entegre etmek amacıyla tasarlanmış stratejik öneme sahip bir altyapı yatırımıdır. Üç ülkenin devlet iştiraki niteliğindeki ortak girişimine yöneltilen bu talep, uluslararası inşaat ve altyapı sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tahkimin giderek artan önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarmaktadır.

Neden Önemli?

Bu dava, çok taraflı devlet destekli altyapı projelerinde ortaya çıkabilecek uluslararası tahkim uyuşmazlıklarına ilişkin önemli emsaller oluşturabilecek nitelikte olup Türk avukatların AB altyapı ve kamu-özel ortaklığı projelerindeki hukuki riskleri değerlendirmesi açısından kritik bir referans noktası sunmaktadır. Ayrıca devlet iştiraki kuruluşların tahkimde taraf sıfatı ve dokunulmazlık meseleleri bakımından da incelemeye değer bir örnek teşkil etmektedir.

Fransız telekomünikasyon devi Orange, Kürdistan bölgesinde faaliyet gösteren bir mobil operatördeki hissesinin kamulaştırılması gerekçesiyle Irak'a karşı ICSID nezdinde açtığı 950 milyon dolarlık tahkim davasını kaybetti. Dava, yaklaşık altı yıl önce açılmış olup ICSID tahkim mahkemesi talebi esastan reddetti. Bu karar, enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde devlet müdahalesi ile yatırımcı-devlet uyuşmazlıklarında kamulaştırma iddialarının ispatlanmasının ne denli güç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Neden Önemli?

Bu karar, Orta Doğu'daki yatırım ortamı ve ICSID tahkim süreçlerinde kamulaştırma iddialarının değerlendirilme kriterleri açısından Türk yatırımcılar ve uluslararası tahkim alanında çalışan hukuk profesyonelleri için önemli bir emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca Türk şirketlerinin bölgede yatırım yaparken karşılaşabileceği hukuki riskleri ve ikili yatırım antlaşmalarının (BIT) kapsamını değerlendirmeleri bakımından yol gösterici niteliktedir.

Portekiz, ülkenin en büyük bankalarından birinin iflasına ilişkin iki ABD riskten korunma fonunun (hedge fund) yan kuruluşları tarafından açılan yatırım tahkim davasını kazanarak ICSID nezdindeki ilk zaferini elde etti. Dava, söz konusu banka çöküşünden kaynaklanan zararların yatırım anlaşması kapsamında Portekiz'e yükletilip yükletilemeyeceği meselesini konu almaktaydı. ICSID Tahkim Mahkemesi, davacıların taleplerini esastan redderek Portekiz'in aleyhine açılan ilk uluslararası yatırım uyuşmazlığını lehine sonuçlandırmasına hükmetti.

Neden Önemli?

Bu karar, finansal kriz dönemlerinde devletlerin banka kurtarma ve tasfiye uygulamalarının uluslararası yatırım tahkimine konu edilebilirliği açısından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır. Türkiye gibi zaman zaman bankacılık sektörü krizleri yaşayan ülkeler için devlet egemenlik alanının yatırım anlaşmalarına karşı korunması bağlamında değerli içtihat sunmaktadır.

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), İstanbul'da Alternatif Uyuşmazlık Çözümü Forumu ile Uluslararası Uyuşmazlık Çözümü Sempozyumu'nu bir arada düzenleyerek tahkim ve diğer ADR mekanizmalarındaki güncel eğilimleri ele aldı. Etkinlikte uygulayıcılar, akademisyenler ve kurumsal temsilciler bir araya gelerek uyuşmazlık çözümü alanındaki gelişmeleri tartıştı. Forum, ISTAC'ın tahkimi yaygınlaştırma misyonunu ve Türkiye'nin bölgesel bir uyuşmazlık çözüm merkezi olarak konumunu güçlendirme hedefini bir kez daha gözler önüne serdi.

Neden Önemli?

Bu tür etkinlikler, Türkiye'nin uluslararası tahkim alanında bölgesel bir merkez olma iddiasını pekiştirmekte ve Türk hukuk profesyonellerine küresel ADR trendlerini yakından takip etme imkânı sunmaktadır. ISTAC'ın uluslararası görünürlüğünün artması, Türk avukatlar için yeni iş ve işbirliği fırsatları doğurabilir.

💼 Uygulayıcı İçin Çıkarımlar

Uluslararası yatırım tahkiminde müvekkillere hukuki danışmanlık sunan avukatlar, aynı uyuşmazlıktan kaynaklanan taleplerin tek bir tahkim sürecinde kapsamlı biçimde ele alınmasını sağlamalı; önceki kararların kapsam ve bağlayıcılığını yeni talepler açmadan önce titizlikle değerlendirmelidir. NAFTA/CUSMA gibi antlaşmalar kapsamındaki davalarda önceki hakem kararlarının 'claim preclusion' etkisi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Uluslararası tahkim kararlarına karşı açılacak iptal davalarının son derece sınırlı gerekçelerle kabul gördüğü göz önünde bulundurularak, sözleşme müzakeresi aşamasında tahkim klozu ve uygulanacak kuralların dikkatle belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca mahkeme ara kararlarına uyulmamasının ayrı bir contempt of court yaptırımına yol açabileceği, müvekkillere özellikle uyarılmalıdır.
Uluslararası tahkim davalarında ihlal tespiti ile tazminat hükmü arasındaki ayrımın bağımsız hukuki eşiklere tabi olduğu göz önünde bulundurularak, müvekkillerin talep stratejileri hem yargı yetkisi hem de zarar ispatı açısından ayrı ayrı yapılandırılmalıdır. UNCLOS temelli davalarda çevresel ihlallerin kanıtlanmasının tek başına tazminata yetmeyebileceği; somut ve ölçülebilir zararın ayrıca ispat edilmesi gerektiği akılda tutulmalıdır.
Venezuela veya benzeri egemenlik uyuşmazlıklarına taraf olan yatırımcıları temsil eden avukatlar, hükümet tanıma argümanlarının tahkim kararlarının icrası önünde mutlak bir engel teşkil etmediğini göz önünde bulundurarak icra stratejilerini bu doğrultuda şekillendirmelidir. Özellikle ICSID ve BIT kapsamındaki ödüllerin icrası süreçlerinde siyasi tanıma savunmalarına karşı proaktif hukuki hazırlık yapılması tavsiye edilir.
Uluslararası altyapı ve inşaat projelerinde müvekkilleri bulunan avukatlar, sözleşme uyuşmazlık çözüm maddelerini ve ICC tahkim kuralları çerçevesindeki prosedürel gereklilikleri gözden geçirmeli; özellikle çok taraflı joint venture yapılarında taraf sıfatı ve yetki alanı meselelerine özen göstermelidir.
Yatırımcı-devlet tahkiminde görev yapan avukatlar, kamulaştırma iddialarını destekleyecek delil stratejilerini dava başından itibaren titizlikle kurgulamalı ve ICSID nezdindeki uzun süreçlere (ortalama 5-7 yıl) ilişkin müvekkil beklentilerini en baştan yönetmelidir. Özellikle siyasi açıdan hassas bölgelerdeki yatırımlara ilişkin uyuşmazlıklarda, uygulanabilir yatırım antlaşması hükümlerinin ve yetkiye ilişkin meselelerin kapsamlı biçimde analiz edilmesi kritik önem taşımaktadır.
Uluslararası yatırım tahkimi ve enerji/finans sektörü anlaşmazlıkları ile ilgilenen avukatlar, bu kararı devletin düzenleyici tasarruflarının 'dolaylı kamulaştırma' ve 'adil ve eşit muamele' standartları karşısında nasıl değerlendirildiğini analiz etmek amacıyla incelemelidir. Özellikle ICSID tahkiminde yargı yetkisi ve esas meselelerdeki savunma stratejileri açısından kararın tam metnine ulaşılması tavsiye edilir.
Tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözümü alanında faaliyet gösteren avukatların ISTAC'ın düzenlediği bu tür etkinlikleri yakından takip etmesi ve ağ geliştirme fırsatlarından yararlanması tavsiye edilir. ISTAC'ın yayımladığı sempozyum materyalleri ve tebliğler, güncel tahkim içtihadı ve uygulama standartları hakkında değerli referans kaynakları sunabilir.