→AB pazarında yapay zeka ürün veya hizmetleri geliştiren Türk şirketlere hukuki danışmanlık sunan avukatlar, müvekkillerini AB Yapay Zeka Kanunu kapsamındaki sandbox mekanizmalarına başvuru imkânları konusunda proaktif biçimde bilgilendirmelidir. Ayrıca Türkiye'deki düzenleyici çerçeve geliştirme süreçlerini yakından takip ederek olası paralel ulusal düzenleme hazırlıklarına karşı hazırlıklı olunması tavsiye edilir.
→Elektronik haberleşme ve dijital hizmet sağlayıcılarına hukuki danışmanlık veren avukatların taslak ikincil mevzuatı inceleyerek müvekkilleri adına bir ay içinde BTK'ya yazılı görüş sunmaları tavsiye edilir. Özellikle olay bildirim yükümlülükleri ile teknik uyum gereksinimlerine ilişkin hükümlerin müvekkil operasyonlarına etkisinin değerlendirilmesi öncelikli eylem kalemi olmalıdır.
→Avukatların, müvekkillerinin mevcut KVKK uyum programlarını 7545 sayılı Kanun gereklilikleri doğrultusunda güncelleyip güncellemediğini ivediyle değerlendirmesi ve özellikle ihlal bildirimi prosedürleri ile BTK koordinasyon mekanizmalarını gözden geçirmesi gerekmektedir. 2025-2026 uyum takvimi göz önüne alındığında, iç denetim ve risk değerlendirme süreçlerinin bu rehber esas alınarak revize edilmesi tavsiye edilmektedir.
→Şifreli iletişim hizmetleri sunan müvekkilleri bulunan avukatların taslak metni ivedilikle inceleyerek teknik ifşa, loglama ve yerelleştirme yükümlülüklerine ilişkin uyum boşluklarını 2026 yürürlük tarihinden önce tespit etmesi gerekmektedir. BTK'nın kamuoyu görüş süreci aktifken müvekkil adına yazılı görüş sunulması, nihai metni etkileme açısından stratejik bir fırsat sunmaktadır.
→AB pazarında yüksek riskli yapay zeka sistemleri kullanan veya geliştiren Türk şirketlerine hukuki danışmanlık veren avukatların, Ağustos 2026 uyum tarihini göz önünde bulundurarak müvekkillerini AB Yapay Zeka Yasası gereklilikleri konusunda derhal bilgilendirmeleri ve uyum süreçlerini başlatmaları tavsiye edilir. GPAI modelleri söz konusu olduğunda ise 2027 son tarihine yönelik hazırlıkların da planlanması gerekmektedir.
→Avukatlar, müvekkillerinin yapay zeka sistemlerini derhal envantere almasını ve risk sınıflandırması yapmasını tavsiye etmeli; yüksek riskli kategorilerdeki sistemler için şeffaflık, dokümantasyon ve insan denetimi protokollerini içeren uyum programları hazırlamalıdır. Halihazırda yasaklanan uygulamaların tespit edilerek ivedilikle sona erdirilmesi gerekmekte olup 2026 öncesinde proaktif bir uyum stratejisi oluşturulması kritik önem taşımaktadır.
→İşyerinde biyometrik mesai takip sistemi kullanan ya da kurulum aşamasındaki müvekkilleri bulunan avukatlar, mevcut veri işleme faaliyetlerini bu ilke kararı ışığında derhal gözden geçirmeli ve gerektiğinde Açık Rıza metinleri ile Kişisel Veri İşleme Envanterlerini güncellemelidir. Biyometrik yönteme gerçek bir zorunluluk bulunmaksızın devam eden sistemler için alternatif çözümlere geçiş planı oluşturulması tavsiye edilmektedir.
→Avukatlar, özel nitelikli kişisel veri işleyen müvekkillerinin çalışan sayısı ve mali bilanço eşiklerini somut olarak kontrol etmeli; istisna kriterlerini karşılayanlar için VERBİS kaydına gerek bulunmadığını teyit etmeli, kriterleri karşılamayanlar için ise kayıt yükümlülüğünün sürdüğünü hatırlatmalıdır. Kurul'un 2025/1572 sayılı kararı ile 12.01.2026 tarihli duyurusunun birlikte incelenmesi tavsiye edilmektedir.
→Veri sorumlusu müvekkilleri adına takip yürüten avukatlar, ihlal bildirim süreçlerinde ilgili kişilere yapılan bildirimlerin tevsik edilebilir belgelerle (yazılı iletişim kayıtları, e-posta onayları vb.) desteklenmesini sağlamalıdır. Bu sayede 60 günlük azami ilan süresinin dolması beklenmeksizin ilanın erken kaldırılması talep edilebilecektir.