💻

Gelişen Teknolojiler ve Hukuk Bülteni

Sayı 3 · 27 Haziran 2026

Teknoloji ve Hukuk Bülten de bu hafta

📰 Bu Sayıda

Fransa Veri Koruma Otoritesi CNIL, 26 Mayıs 2026 tarihinde IQVIA Operations France'a, sağlık veri ambarında uygulanan güvenlik tedbirlerindeki eksiklikler gerekçesiyle 5 milyon Euro idari para cezası uygulamıştır. Söz konusu karar; hassas sağlık verilerinin yetersiz korunması ile GDPR'ın 32. maddesi kapsamında gerekli teknik ve organizasyonel önlemlerin hayata geçirilmemesine dayandırılmaktadır. Bu yaptırım, kamuoyuna yansıyan bilgiler çerçevesinde 2026 yılında tek bir GDPR kararı kapsamında uygulanan en yüksek para cezası olma özelliğini taşımaktadır.

Neden Önemli?

Türk hukuk profesyonelleri açısından bu karar; 6698 sayılı KVKK'nın özel nitelikli kişisel veri (sağlık verisi) işleyen veri sorumlularına yönelik teknik ve idari tedbir yükümlülüklerinin AB uygulamalarıyla paralel biçimde yorumlanması gerektiğini somut olarak göstermektedir. Özellikle sağlık sektöründe faaliyet gösteren ve Avrupa pazarına açılan Türk şirketleri için denetim riski ve uyum maliyeti değerlendirmesinde emsal niteliği taşımaktadır.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 14 Mayıs 2026 tarihli duyurusuyla 2025 yılı verilerine göre VERBİS'e kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunan veri sorumlularının kayıt süresini 5 Haziran 2026 (Cuma) tarihine kadar uzatmıştır. Uzatma kararının gerekçesi olarak, orijinal son tarih olan 30 Mayıs 2026'nın Kurban Bayramı tatil dönemine denk gelmesi ve bu durumun veri sorumluları açısından mağduriyet yaratabilecek olması gösterilmiştir. Kurul, söz konusu uzatma kararıyla yükümlü veri sorumlularının idari yaptırımla karşılaşmaksızın kayıt işlemlerini tamamlayabilmelerine imkân tanımayı amaçlamıştır.

Neden Önemli?

VERBİS kayıt yükümlülüğünü yerine getirmeyen veri sorumluları KVKK kapsamında ağır idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerinden, bu süre uzatması hukuk profesyonelleri için müvekkillerini zamanında uyarma ve uyum süreçlerini tamamlama açısından kritik bir fırsat sunmaktadır. Tatil dönemlerine bağlı resmi süre uzatmalarının Kurul tarafından resen yapılabileceği emsali de hukuki açıdan önem taşımaktadır.

Avrupa Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde X (eski adıyla Twitter) platformuna Aralık 2025'te 120 milyon Euro idari para cezası uygulamış ve akabinde Ocak 2026'da X'in yapay zeka aracı Grok'un kullanımına ilişkin ayrı bir soruşturma başlatmıştır. 17 Şubat 2026 tarihinde ise Komisyon, Çinli hızlı moda devi Shein aleyhine sistemik risk yönetimi, içerik güvenliği ve şeffaflık yükümlülüklerinin ihlali gerekçesiyle resmi işlem başlatmıştır. Bu gelişmeler, DSA'nın AB teknoloji düzenlemesinin temel yaptırım aracı olarak etkinliğini pekiştirdiğini ve Komisyon'un büyük dijital platformlara yönelik denetim kapasitesini artırdığını ortaya koymaktadır.

Neden Önemli?

Türkiye'de faaliyet gösteren ve AB pazarına yönelik dijital hizmet sunan Türk şirketleri ile bu platformlarda reklam veya ticaret yapan işletmelerin hukuki danışmanları için DSA yaptırım süreçleri doğrudan uyum yükümlülükleri doğurmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin AB ile hukuki uyum sürecinde dijital platform düzenlemesi alanındaki gelişmelerin yakından takibi stratejik önem taşımaktadır.

2026 yılı, ABD'de Texas, Kaliforniya, Colorado ve Illinois gibi eyaletlerde yürürlüğe giren yapay zeka mevzuatının kavramsal aşamadan fiili uygulamaya ve yaptırıma geçtiği kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Küresel alanda ise AB Yapay Zeka Tüzüğü'nün önerilen 'Dijital Omnibus' düzenlemesiyle yeniden kalibre edilmesi ihtimali ve Kanada'nın Yapay Zeka ve Veri Yasası'ndaki (AIDA) ilerleme, sınır ötesi uyum yükümlülüklerini köklü biçimde dönüştürebilecek gelişmeler olarak öne çıkmaktadır. Söz konusu çok katmanlı ve birbirleriyle çakışan düzenleyici çerçeveler, hukuk ve uyum ekiplerinin yalnızca tek bir yargı alanına değil, eş zamanlı olarak birden fazla ulusal ve uluslararası mevzuata uyum sağlamasını zorunlu kılmaktadır.

Neden Önemli?

Türk hukuk profesyonelleri için bu gelişmeler, AB Yapay Zeka Tüzüğü'nün potansiyel revizyonu nedeniyle Türkiye ile AB arasındaki ticari ve hukuki ilişkilerde yapay zeka uyum gerekliliklerinin yeniden şekilleneceğine işaret etmekte olup özellikle AB ile iş yapan Türk şirketlerine hizmet veren hukuk danışmanları için doğrudan pratik sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin kendi yapay zeka düzenlemesi geliştirme sürecinde bu uluslararası örnekler karşılaştırmalı hukuk açısından önemli referans noktaları oluşturmaktadır.

Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında yürütülen denetim süreçleri, 2025 yılında Apple'a App Store'daki yönlendirme karşıtı kural ihlalleri nedeniyle 500 milyon Euro, Meta'ya ise kullanıcılara gerçek anlamda takip içermeyen bir seçenek sunulmaması gerekçesiyle 200 milyon Euro idari para cezası uygulanmasıyla somut yaptırım boyutuna taşınmıştır. Bunun yanı sıra, Google'ın arama sonuçlarında medya içeriklerine yaklaşımına ilişkin yeni bir AB soruşturması başlatılmış olup Microsoft ve Amazon'un bulut hizmetlerinin 'bekçi' (gatekeeper) statüsüne alınıp alınmayacağına dair değerlendirmeler sürmektedir. Söz konusu değerlendirmelerin 2026 yılındaki bir sonraki gözden geçirme döngüsü öncesinde tamamlanması beklenmektedir.

Neden Önemli?

DMA yaptırımlarının büyük teknoloji şirketlerine karşı somut para cezalarına dönüşmesi, AB pazarında faaliyet gösteren Türk teknoloji ve e-ticaret şirketlerine hukuki danışmanlık veren avukatlar için kritik bir referans noktası oluşturmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin rekabet hukuku ve dijital piyasalar düzenlemesi alanındaki mevzuat gelişmelerini yakından takip edenler için karşılaştırmalı hukuk açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir.

💼 Uygulayıcı İçin Çıkarımlar

Sağlık verisi işleyen müvekkillere veri ambarı ve büyük ölçekli veri depolama sistemlerinin GDPR/KVKK uyumluluğunu acilen gözden geçirmeleri tavsiye edilmeli; teknik ve organizasyonel önlemlerin belgelendiği güncel bir Veri Koruma Etki Değerlendirmesi (DPIA/VKETDİ) hazır bulundurulmalıdır. Sözleşmeler kapsamında veri işleyen sıfatıyla hareket eden şirketlerin ise veri sorumlusuyla akdedilen veri işleme sözleşmelerindeki güvenlik hükümlerinin yeterliliği özellikle incelenmelidir.
VERBİS kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunan müvekkillere derhal bildirim yapılarak 5 Haziran 2026 tarihine kadar kayıt işlemlerinin tamamlanması sağlanmalı; bu tarihin kesin ve nihai son tarih olduğu, ek uzatma beklentisine girilmemesi gerektiği vurgulanmalıdır. Ayrıca müvekkillerin 2025 yıl sonu itibariyle güncel veri envanterlerini gözden geçirerek VERBİS'teki kayıtlarını bu verilerle uyumlu hale getirmeleri tavsiye edilmelidir.
AB pazarında hizmet sunan veya AB kullanıcılarına erişim sağlayan dijital platform müvekkilleriyle çalışan avukatlar, müvekkillerinin DSA kapsamındaki 'çok büyük çevrimiçi platform' (VLOP) eşiklerini aşıp aşmadığını ve sistemik risk değerlendirmesi, şeffaflık raporlaması ile içerik denetimi yükümlülüklerine uyumunu derhal gözden geçirmelidir. Yapay zeka araçlarının platform bünyesinde konuşlandırılması durumunda ek DSA ve yapay zeka mevzuatı uyum analizi yapılması önerilir.
Uluslararası müvekkillere danışmanlık yapan avukatlar, 2026 itibarıyla ABD eyalet bazlı yapay zeka yasaları ile olası AB Yapay Zeka Tüzüğü değişikliklerini takip ederek müvekkillerinin çok yargı alanlı uyum matrislerini güncellemeli ve mevcut yapay zeka politikalarını bu gelişmeler doğrultusunda gözden geçirmelidir. Özellikle AB pazarına yönelik faaliyet gösteren Türk teknoloji şirketlerinin hukuki danışmanları, Dijital Omnibus sürecini yakından izlemelidir.
AB pazarında faaliyet gösteren veya gatekeeper statüsündeki platformlarla iş ilişkisi bulunan müvekkillere hizmet veren avukatlar, DMA'nın yönlendirme karşıtı kuralları ve veri takibi yükümlülükleri konusundaki uyum süreçlerini acilen gözden geçirmelidir. Microsoft ve Amazon'un bulut hizmetlerine yönelik gatekeeper değerlendirmeleri de yakından izlenerek müvekkillerin sözleşmesel pozisyonlarına olası etkileri analiz edilmelidir.