💻

Gelişen Teknolojiler ve Hukuk Bülteni

Sayı 7 · 11 Eylül 2026

Teknoloji ve Hukuk Bülteninde Bu hafta

📰 Bu Sayıda

Hukuk teknolojisi şirketi 8am, yıllık Kaleidoscope konferansının ikinci edisyonunu Austin, Teksas yerine Las Vegas'ta düzenlemeye hazırlanmaktadır. Konferansın açılış konuşmacısı olarak, küçük bir beyzbol takımını viral bir küresel fenomene dönüştürmesiyle tanınan Savannah Bananas'ın kurucusu davet edilmiştir. Sarı smokinli bu girişimci, taraftar deneyimini ön plana koyarak marjinal bir organizasyonu dünya çapında tanınan bir markaya dönüştürmesiyle ün kazanmıştır.

Neden Önemli?

Bu haber, doğrudan Türk hukuk profesyonellerini ilgilendiren hukuki bir gelişme içermemekte olup ABD merkezli bir hukuk teknolojisi konferansının organizasyonuna ilişkin tanıtım niteliğindedir. Hukuk teknolojisi ve yenilikçilik alanlarını takip eden Türk hukuk profesyonelleri için uluslararası hukuk-teknoloji etkinlikleri hakkında genel bir bilgi niteliği taşıyabilir.

Litera'nın Teknoloji Direktörü Greg Ingino, şirketin son 18 ayda yapay zeka destekli Ürün Geliştirme Yaşam Döngüsü (PDLC) modelini benimseyerek yazılım geliştirme süreçlerini köklü biçimde dönüştürdüğünü aktarmaktadır. Ajansal yapay zeka entegrasyonu sayesinde Q1 FY2025'ten Q2 FY2026'ya uzanan dönemde AR-GE performansında ölçülebilir hızlanma ve benimseme artışı kaydedilmiştir. Bu süreç, hukuk teknolojisi sektöründe yapay zekanın yalnızca bir araç olmaktan çıkıp yazılım üretim döngüsünün merkezine yerleştiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Neden Önemli?

Litera, dünya genelinde hukuk büroları ve şirket hukuk departmanlarına yönelik belge yönetimi ve iş akışı yazılımları sunan önde gelen bir hukuk teknolojisi şirketidir; bu nedenle söz konusu gelişme, Türk hukuk profesyonellerinin kullandığı veya kullanmayı değerlendirdiği araçların yapay zeka entegrasyonu açısından nereye evrildiğini doğrudan yansıtmaktadır. Yapay zeka destekli yazılım geliştirme hızlanması, hukuki yazılım ürünlerinin özellik güncellemelerinin ve otomasyon kapasitelerinin önümüzdeki dönemde belirgin biçimde artacağına işaret etmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti, internet ortamında bireylere ve kuruluşlara yönelik hakaret, iftira, nefret söylemi, tehdit ve kişisel verilerin yasadışı yayılması gibi eylemleri 'siber şiddet' olarak tanımlayan ve bu fiilleri önleme, durdurma ve yaptırıma bağlamayı amaçlayan kapsamlı bir yasa taslağını kamuoyu görüşüne açmıştır. Taslak, ulusal düzeyde Ulusal İnternet Bilgi Ofisi koordinasyonunda; yerel düzeyde ise güvenlik, eğitim, sağlık ve kültür bakanlıklarını kapsayan çok katmanlı bir idari yetki dağılımı öngörmekte, yargı organlarının da aktif rolünü düzenlemektedir. Platform hizmet sağlayıcılarına kullanıcı kaydı, hesap yönetimi, kişisel veri koruma, içerik denetimi, izleme-uyarı sistemleri ve şikayet mekanizmaları gibi kapsamlı kurumsal yükümlülükler getirilmekte; yabancı kuruluş ve bireylerin Çin sınırları içinde gerçekleştirdiği siber şiddet eylemlerine de yasanın uygulanacağı açıkça belirtilmektedir.

Neden Önemli?

Bu taslak, Çin'in dijital alanda kişilik haklarını ve kişisel verileri korumaya yönelik mevzuat altyapısını önemli ölçüde genişletmekte olup Türk hukuk profesyonelleri için özellikle Çin pazarında faaliyet gösteren veya platformlar arası içerik sorumluluğu ile veri koruma uyumu konularında danışmanlık veren avukatlar açısından karşılaştırmalı bir referans niteliği taşımaktadır. Yasanın ekstraterritorial uygulama hükümleri, Çin'le iş ilişkisi bulunan Türk şirketlerini doğrudan etkileyebilir.

Hukuk firmaları ve hukuk departmanları, elektronik olarak depolanan bilgilerin (ESI - Electronically Stored Information) yönetimi konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıyadır. Söz konusu kurumların büyük çoğunluğunun bu bilgi birikimini sistematik biçimde yönetecek etkin bir altyapıdan yoksun olduğu görülmektedir. 'Adventures In Legal Tech' adlı yazı dizisi, hukuki veri yönetimi süreçlerini daha etkin ve düzenli hâle getirmeye yönelik pratik çözüm önerileri sunmaktadır.

Neden Önemli?

Türk hukuk firmaları ve şirket hukuk departmanları, dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde ESI yönetimi konusunda benzer sorunlarla karşılaşmakta olup KVKK ve uluslararası veri koruma mevzuatı kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından bu alanda yapısal çözümler geliştirilmesi kritik önem taşımaktadır. Özellikle e-keşif (e-discovery) süreçlerinde sistematik ESI yönetiminin hukuki riskleri azaltacağı değerlendirilmektedir.

California'nın AB 2013 (eğitim verisi şeffaflığı) ve SB 942 (yapay zeka içerik filigranlaması) ile Colorado'nun SB 24-205 (yüksek riskli yapay zeka sistemleri) gibi yasaları 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecektir. Bununla birlikte, yeni bir federal yürütme kararnamesi, federal kurumları yapay zeka politikasını koordineli biçimde yürütmeye yönlendirerek ulusal düzeyde bir mevzuat çıkarılmasını teşvik etmektedir. Bu gelişme, söz konusu eyalet düzenlemelerinin federal hukukun üstünlüğü ilkesi kapsamında kısmen ya da tamamen geçersiz kılınabileceği ya da kısıtlanabileceği riskini beraberinde getirmektedir.

Neden Önemli?

Türkiye'nin AB Yapay Zeka Kanunu uyum süreciyle örtüşen bu ABD deneyimi; yapay zeka düzenlemelerinde merkezi-yerel yetki çatışması, yüksek riskli sistem tanımları ve veri şeffaflığı yükümlülükleri açısından karşılaştırmalı hukuk perspektifi sunmaktadır. Özellikle çok uluslu müvekkillere hizmet veren Türk hukuk profesyonelleri için ABD uyum yükümlülüklerindeki belirsizlik doğrudan pratik önem taşımaktadır.

GDPR Enforcement Tracker, Avrupa Birliği genelinde uygulanan veri koruma yaptırımlarını izleyen veritabanının toplam kayıtlı işlem sayısının 3.194'e ulaştığını açıkladı. Yalnızca 2026 yılında 149 yeni dava kaydedilirken, son altı aylık dönemde 161 yaptırım işlemi gerçekleştirildiği görülmektedir. Veritabanındaki bu veriler, büyük çaplı ulusal otorite kararlarının yanı sıra AB genelinde küçük ve orta ölçekli GDPR cezalarının sürekli ve istikrarlı bir seyir izlediğini ortaya koymaktadır.

Neden Önemli?

Türkiye'nin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile AB GDPR'ı arasındaki yakınsama süreci göz önüne alındığında, AB yaptırım eğilimlerinin Türk veri koruma uygulamaları için önemli bir kıyaslama ve öngörü kaynağı teşkil etmesi nedeniyle bu veriler kritik önem taşımaktadır. AB ile ticari veya operasyonel ilişkisi bulunan Türk şirketleri de doğrudan GDPR yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir.

Avrupa Komisyonu, Mayıs 2025'ten bu yana Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde 19 ayrı yaptırım işlemi başlatmış olup bu süreçte özellikle küçüklerin korunmasına yönelik düzenlemeler ön plana çıkmaktadır. Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında ise Apple ve Meta'ya yönelik önemli idari para cezaları uygulanmış, böylece AB'nin dijital mevzuat uygulamasında müzakere odaklı yaklaşımdan güçlü yaptırım rejimine geçiş süreci somutlaşmıştır. Mevcut eğilimler, DSA ve DMA uygulamalarının 2026 yılı boyunca da yoğun biçimde süreceğine işaret etmektedir.

Neden Önemli?

Türkiye'de faaliyet gösteren ya da AB pazarına hizmet sunan dijital platform şirketlerine hukuki danışmanlık veren avukatlar açısından, AB yaptırım pratiklerinin seyri hem doğrudan müvekkil yükümlülüklerini hem de Türk hukukundaki muadil düzenlemelerin (5651 sayılı Kanun, KVKK vb.) yorumlanmasını etkileyebilecek emsal niteliğindedir. Ayrıca Türkiye'nin AB ile dijital uyum sürecini takip eden kamu hukuku profesyonelleri için güncel bir referans kaynağı oluşturmaktadır.

💼 Uygulayıcı İçin Çıkarımlar

→Hukuk teknolojisi alanındaki gelişmeleri ve uluslararası konferansları takip eden Türk avukatlar, bu tür etkinlikleri mesleki network genişletme ve inovasyon trendlerini izleme fırsatı olarak değerlendirebilir. Ancak bu haberin doğrudan uygulanabilir hukuki bir çıkarımı bulunmamaktadır.
→Hukuk teknolojisi tedarikçilerinin yapay zeka yol haritalarını ve geliştirme kapasitelerini değerlendirirken, yalnızca mevcut ürün özelliklerine değil şirketin AR-GE altyapısına ve yapay zeka entegrasyon olgunluğuna da dikkat edilmesi tavsiye edilir. Türk hukuk bürolarının mevcut yazılım tedarikçileriyle yapay zeka tabanlı güncelleme planlarını ve SLA taahhütlerini gözden geçirmesi faydalı olacaktır.
→Çin'de dijital hizmet, sosyal medya veya e-ticaret alanında faaliyet gösteren Türk şirketlerinin hukuki danışmanları, platform hizmet sağlayıcılarına getirilen yükümlülükleri inceleyerek mevcut uyum politikalarını gözden geçirmeli ve gerekirse güncellemeli. Kamuoyu görüş sürecinin takip edilerek yasanın nihai halinin izlenmesi tavsiye edilir.
→Hukuk profesyonelleri, müvekkil dosyaları, yazışmalar ve delil niteliğindeki dijital verilerin yönetimi için uygun hukuki teknoloji araçlarını ve veri sınıflandırma protokollerini acilen gözden geçirmelidir. ESI yönetimine ilişkin iç politikaların oluşturulması, hem dava süreçlerinde hem de veri koruma denetimlerinde kurumsal güvenliği artıracaktır.
→ABD'de faaliyet gösteren veya ABD pazarına yönelik yapay zeka ürün/hizmet sunan müvekkillerin danışmanları, hem eyalet hem de federal düzenlemeleri eş zamanlı takip etmeli ve uyum stratejilerini 2026 öncesinde gözden geçirmelidir. Federal kararnamenin kapsamı netleşene dek çok katmanlı (eyalet + federal) bir uyum yaklaşımı benimsenmelidir.
→Avukatlar, müvekkillerini AB pazarında faaliyet gösteren veya AB vatandaşlarının verilerini işleyen şirketler için GDPR uyumluluk denetimlerini güncellemeli ve yaptırım trendlerini düzenli olarak takip etmelidir. GDPR Enforcement Tracker veritabanı, sektöre özgü yaptırım risklerini değerlendirmek için pratik bir referans kaynağı olarak kullanılabilir.
→AB pazarında faaliyet gösteren teknoloji şirketi müvekkillerine danışmanlık veren avukatlar, DSA'nın küçüklerin korunmasına ilişkin hükümlerini ve DMA'nın kapı bekçisi yükümlülüklerini ivedilikle gözden geçirerek uyum boşluklarını tespit etmelidir. Apple ve Meta'ya uygulanan cezaların gerekçeleri incelenerek benzer riskler taşıyan diğer platform müvekkilleri için önleyici uyum stratejileri geliştirilmesi önerilir.